oha dikkate bak lan dedirten entry

benim entrylerimin 3lü permütasyonunun 5li kombinasyonu.

gdo

son zamanlarda özellikle yönetmelik ile piyasaya sürülmesi yasallaştırılmış, aynı yönetmelikle ürünün açıklamaları içinde gdo olup olmadığı yazması da her ne hikmetse yasaklanmış ürünler.
şimdi düşünün ki sizin çileğe alerjiniz var. aldınız bir mandalina. içinde çilek geni var. yediniz lapur lupur. sonra bir baktınız her yeriniz kabarmış. neden? işte bunun nedenini asla öğrenemeyeceksiniz.böyle dangalakça bir uygulama olabilir mi?
bu doğrudan insan sağlığını tehdit eden bir uygulamadır. avrupa'nın birçok ülkesi karşı çıkıyor. bizim neden sesimiz soluğumuz çıkmıyor? sözde abd'nin yeşil devrim'iymiş. sen türkiye'de yeşil devrim yapacaksan, çiftçine değer ver, damla sulama teknolojisini oturt, verimli topraklarının heba olmasına izin verme. senin genetikle oynamaya değil, elinde olanı kullanmaya ihtiyacın var. ama nerde? her zamanki gibi millet gider mersine, biz gideriz tersine

haciz gelen ev psikolojisi

bir de hacze giden stajyer avukat psikolojisi vardır ki hiç sormayın.
bütün gün haciz arabasında sıkış tepiş midesi ağzına gelinerek dolaşmak, haciz memuruna "efendim muhafaza.." demesine kalmadan "muhafaza yapamam işim var benim!" * cevabı almak, kapı kapı gezip borçlu bulamamak, çilingire polise bin dereden su getirterek iş yaptırmak ve gidilen çoğu evde "hacze kabil mal yoktur" yazdırılacak kadar rezalet bir durumla karşılaşıp, "ulan sen neden kredi kartı alırsın ki borcunu ödeyemeyecek durumdaysan?" "yok yok suç bankaların, her sokakta bir kredi kartı standı, allah bankaların cezasını versin" "ulan sanki benim müvekkilim, benim borçlum neden bu rezaleti çekiyorum ki senelerce fakültede dirsek çürüttüğüme yanayım" gibi kişisel iç hesaplaşmalarla geçen bir günün ardından yorgun argın ve isyankar olarak eve gitmektir.

bu kalp seni unutur mu

özellikle son bölümünde 12 eylül döneminde diyarbakır cezaevi'nde yaşananları, biraz da olsa, topluma aktarabilmiş dizidir.
hatırla sevgili'nin vaktinde günümüze kadar geleceği söylenmiş, ama nasıl olduysa bir şekilde sonlanmış, hayatımızdaki boşluğu bir şekilde bu yeni dizi doldurmuştur.
reytinglerinin çok az olduğu söyleniyor, normaldir. hatırla sevgili'nin de ilk bölümleri sadece yasemin'in günlüğünün elden ele dolaşması, ahmet'in çapkın delikanlılığı, necdet'in yasemin'in gözlerinde kaybolması gibi ıvır zıvır şeylerle doluydu. ha ne zaman ki demokrat parti ihtilalde devrildi, o zaman milletin ilgisini çekti, deniz gezmiş'in asılmasıyla tavan yaptı ve zeynep'in işkence gördüğü, tecavüze uğradığı sahnelerde her cuma bizleri ağlatarak sona erdi.
ama eksik kalan birşeyler vardı bu dizinin ardından. ha cuma akşamları yaşadığımız boşluk değil sadece. türkiye'nin yaşadığı en kanlı ihtilal yoktu. anlatılması, konuşulması yasak, o dönemde insanların "oh be çatışmalar bitti" derken aslında derinde yaşanılan, düşünce ve ifade özgürlüğünü kökünden yok eden, ardından gelen nesli tamamen apolitize etmiş olaylar. vaktinde insanlar birbirine en azından fikir aşılamaya, kitap okumaya, bir yön bir düşünce edinmeye yöneltirken, "aman yavrum sus" haline getiren olaylar. insanlar bıkmıştı evet sağ sol çatışmasından, faşizmden komünizmden, sokakta rahat yürüyememekten, okula gidememekten ama, ardından yaşanan derin sessizlik, askeri yönetim, sokağa çıkma yasakları bu kadar mı basit yaşandı, bu kadar mı halkın gözü korkutuldu? bu soruların biraz da cevabını içerir bu dizinin senaryosu.
ilerleyen gün ve yılları nasıl işleyecekler, özal'ı, çiller'i, mesut yılmaz'ı nasıl anlatacaklar, madımak oteli'ni, uğur mumcu'yu, saadet partisi'ni, pkk'yı , depremi ve tabii ki akp'yi nasıl anlatacaklar çok merak ediyorum. umarım dizi bu çizgisinden çıkmaz.
ha bir de kişisel not: daha hukuk fakültesinde mini mini birler iken anayasa hukuku dersi alıyorduk. lisede asla öğretilmemiş, 10 kasım 1938'de atatürk'ün ölümüyle son bulmuş (!) türk tarihi'nin ardından, yakın geçmişi okumamız mecburiydi. mecburiydi çünkü bu devletin geleceğini görebilmemiz için geçmişini tanımamız gerektiğine inanıyordu hocamız. okudukça şok oluyor, öğrendikçe her bir anayasa'yı daha iyi anlıyorduk. hocamız bir gün o zamanlar daha çok iyi idrak edemediğimiz birşey söylemişti. "zamanında her olayda askere sırtını dayayanlar oldu, asker gelsin çözsün diyenler oldu. oysa ki askerin her gelişi, ardında çok derin izler bıraktı. unutmayın ki çocuklar her ihtilal, bir öncekinden daha kanlı olmuştur. ve en kötü demokrasi bile, en iyi askeri yönetimden milyon kat daha iyidir." bunun anlamını bugün toplumca daha iyi anlıyoruz.
ama ilk dersimizi asla unutamam. hocamızın her sene yeni gelenleri bir nevi test etmesiydi. anayasa'nın ilk üç maddesini koruma altına alan 4. madde vardır. bu maddeye göre ilk 3 madde değiştirilemez. ve ardından biri mutlaka çıkardı."hocam, peki ya 4. madde değiştirilirse?" hocamızın cevabı hep aynı olurdu.
"bu ülkede tsk diye birşey var evladım"

paramore

decode parçası twilight filminin soundtracki olduğundan beri parçalarını daha sık duymaya başladığımız grup. serinin ikinci filmi olan yeni ay ın da soundtrackini yapma teklifi götürülmüş ama bizim için çok eğlenceliydi vampir grubu olarak anılmak istemiyoruz diyerek bu teklifi reddetmişler, pek de iyi etmişlerdir.

kristen stewart

twilight serisinde baş karakter bella swan i canlandıran ve canlandırmaya devam edecek olan 1990 doğumlu hanım. gerçek hayatta punk olduğunu düşünüyorum. deli gibi ünlü ve zenginim ama bilmemne tasarımcısının bana özel diktiği elbisenin altına converse giyiyorum, gencim asiyim çok güzelim havalarında bir dişi. filmdeki triplerine de süper uyuz olmuştum. ha kendisine mtv film ödüllerinde oy verdim, orası başka, twilight bingo, jackpot yapsın diye. yoksa kitaptaki bella swan ile bu kadar alakasız bir kişilik yok. stephanie mayer'a seslenmek istiyorum burdan. bella'nı kurtar!

royksopp

efes pilsen one love festival 8 dahilinde türkiye'ye gelip 21 haziran akşamı saat 21.00'de * santralistanbulda sahne alacak gruptur. heyecanla bekliyoruz.

gelmis gecmis en guzel turk dizileri

<bkz: hatırla sevgili>

domuz gribinden olen insanlara sevinen sozde musluman

domuz gribinin solunum yoluyla bulaştığını öğrenince g.t olacak müslümandır ayrıca.

adolf hitler

ben berlin'le evliyim, berlinlilerle evliyim deyip sevgilisini senelerce peşinde koşturmuş, sonra yumurtanın dayandığı noktada berlin'den boşanıp * sevgilisiyle evlenmiş, kullandığı her bine ruslarca yakılıp yıkılmış *, intihar ettiği bankanın ve küllerinin üstüne otopark yapılmış, almanyanın utanç kaynağı.

dis self determinasyon

tam anlamiyla ulke kurma hakki olmayip, kendi kaderini tayin, birlesme ve bolunme hakkidir, nitekim baska bir devletin birlik ve butunlugunu zedeleyerek kullanilmamalidir, her devletin kendi topragi uzerinde var olan hakki unutulmamalidir. hatirlanilmalidir ki bm kurucu uyeleri abd,rusya,cin,fransa,ingiltere self determinasyon hakkini asil ortaya cikaranlarinlardir ve bu hakkin anlamini bu denli genis kullanmasinlar diye sinirlandiranlar * da onlardir.

berkalettin

hala acilmadi bu tup gecitler, takvimlerden haberin yok mu diye sormak istedigim yazardir.

cuneyt suzel

istanbul bilgi üniversitesinde borçlar özel hukuku, sigorta hukuku ve deniz ticareti hukuku derslerini asiste eden hocadır. kerim atamerin sigorta ve deniz ticareti derslerinde hem örneklerde hem de sınav sorularında soyadını gemi sahibi, tersane sahibi, taşıyan, sigorta şirketi , acente hatta hatta reasürans a.ş yapması sebebiyle mezunların aklında sayın süzel ya da süzel a.ş. olarak kalacak isimdir.

kerim atamer

kendisinden deniz ticareti hukuku ve sigorta hukuku derslerini aldığım, her iki zor alanı da öğrencilerine sevdirmeyi başaran, her ayrıntıyı bıkmadan usanmadan tek tek anlatan ve asla öğrencileri ezmeyen, hatta mümkün mertebe her sözüne "nacizane fikrime göre" diye başlayan ve fakat * sene sonunda istanbul bilgi üniversitesinden ayrılmayı düşünen, saçma uygulamalarından * bıkan, aynı zamanda çok da hoş görünen ve hoş giyinen hocadır.

yabanci dilde bir sarkiyi soylemeye calismak

bilmediğin yabancı bir dilde şarkıyı söylemeye çalışmak olması daha doğru olacak hadisedir. nitekim, yabancı bir dili biliyorsanız eğer, pek tabi şarkıyı söyleyebilirsiniz. elbette bir de güzel ses gerek.

1 kasim 2008 yavanna nin dogum gunu zirvesi

birinci geleneksel doğum günü zirvesi olmasının yanı sıra, akşam saat 22.00 sularında teşvikiyedeki evimde başlayacak ve sabaha kadar dens şeklinde sürecek, içkili muhabbet ortamıdır, tüm sevgili yazar arkadaşlarım davetlidir.

giriş: herkes kendi içkisini getirsin

nihat dogan

<bkz: dumbledore un ordusu>

bocek pornosu

<bkz: hamamcı teyze>

barack obama nin son kurtarici olmasi

http://www.hurriyet.com.tr/...35.asp?gid=200&sz=93522

abd seçimlerinde sona yaklaşılırken iran obama'yı konuşuyor. hz ali'ye atfedilen bir söze göre, "kıyametten hemen önce, uzun boylu siyah bir adam batıda iktidarı ele geçirecek. dünyanın en büyük ordusunu komuta edecek."

abd’de 4 kasım’daki başkanlık seçimlerinin demokrat parti adayı barack obama’nın geçmişi çok tartışıldı. kenyalı bir müslüman babanın oğlu olan ve göbek adı hüseyin olan obama’nın da müslüman olduğu iddialarının sonu gelmedi. şimdi de iran’da mehdi’nin habercisi “büyük savaşçı” olduğu iddia ediliyor.

amerikan forbes dergisindeki habere göre, ilginç gelişme, yarı resmi bir internet sitesinde 17’nci yüzyılda yazılmış “ışık okyanusu (bahar el enver) adlı kitabın yayınlanmasıyla başladı. kitapta hz. ali’ye atfedilen şöyle bir söz yer alıyor: ”kıyametten hemen önce, uzun boylu siyah bir adam batıda iktidarı ele geçirecek. dünyanın en büyük ordusunu komuta edecek. üçüncü imam’dan (hz. hüseyin) işaretler taşıyacak. şiiler onun bizden olduğuna şüphe etmesin.“

birçok iranlı şimdi obama'yı konuşuyor. onlara göre barack obama bahsedilen 'büyük kurtarıcı'.

bunun yanı sıra ”barack hüseyin“ farsça’da ”kutsanmış hüseyin“ anlamında. ismi fars alfabesiyle o-ba-ma diye hecelendiğinde, ”o bizden biri“ anlamına geliyor.

avatar the last airbender

bitmiş dizidir. evet. bunu söylerken içim kan ağlıyor ama bitti. bir çizgi dizi insanı kendine bu kadar bağlar mı be! özellikle sıkıştırılmış formatta son 4 bölümü 1.5 saatten fazla bir arada izlemek ve "the end" yazısını görmek feci koyuyor insana. yılların "cesur ve güzel" ve "hayat ağacı" ldizieri hala yayınlanırken, bir "susam sokağı"nın, bir "cosby ailesi"nin hele hele avatarın bitmesi reva mı!
çok feci spoiler veresim var ama bir yandan benim yaşadığım hisleri yaşasınlar diye izleyin diyorum. zaten anlatılmaz bu, yaşanır.